Leser/Okur

27 Ağustos 2013 Salı

Gottfried Helnwein


Ressam Gottfried Helnwein, 1948 yılında Avusturya-Viyana'da doğdu. 1965'ten 1969'a kadar "Höhere Graphische Lehr- und Versuchsanstalt" ta egitimini bitirdi. 

Ressam 1966'da ilk defa küçük bir kalabalık önünde yüzünü ve ellerini ustura ile keserek kendi sanatı hakkında ilk örnekleri yansıtır. Bir çok sanatçının estetik eserleri üzerine yaptığı yoğun çalışmalar sonucunda kendi tarzını yansıtan bir kaç eseri ortaya koyar ve bu eserlerle 1970'de akademi ödülünü aldı. 

Helnwein'ın resimlerindeki bu dehşete ve bu korkunç görüntülere bir çok kişi anlam verememiş hatta onu anti-esetetik bulmuşlardır. Fakat aslında Helnwein birşeyler anlatmaya çalışmaktadır. İlk sergilerini sokaklarda ve kafelerde açar. Vienna Künstlerhaus'taki sergisinde kimliği belirlenemeyen kişilerce eserlerinin üzerine "Entartete Kunst" (Nazilerin yozlaşmış eserleri) çıkartmaları yapıştırılır. 

Mödling'te Galeri D'deki sergisinin açılışında ise polis tüm eserlerine el koyar. 1972 "Blood for Helnwein" isimli sergisi Dommayergasse'de açılır. Büyük protestolar ve şiddetli eylemler nedeniyle galeri 3 günlüğüne kapatılır. 

1977 yılında 7 ay boyunca ortalıklarda görülmez, Amerika'da Kadisky ve Walt Disney ile birlikte çalışmaktadır. Yediği yemekten zehirlenip tabağın içinde ölen bir çocuğun resmini(Life Unworthy of Life) Avusturya'daki adli psikiyatristleri protesto etmek için çizer. Nazi soykırımında zehirle öldürülen çocuklarla günümüzde adli psikiyatristlerin suçluları zehirli yemeklerle öldürmesini protesto eden bu resim büyük olay yaratır. 

Helnwein'nın yapmak istediği sıradan sanat yerine yüksek sanatı kullanıp geçmişteki ırk ayrımının, soykırımın aslında günümüzde yani 21.yy'da da yapıldığını gözler önüne sermektir. "Zeit" isimli magazin dergisinde Peter Sager bu çığlık atan bandajlı ve kör adam hakkında yazı yazar. 1983'te Munich'te, Stad Müzesi'ndeki sergisi 100.000'den fazla kişi tarafından izlenmiştir. 1984'te Donald Duck'ı yaratan Carl Barks ile tanışır ve bir süre birlikte çalışırlar. Helnwein ondan bir çok şey öğrendiğini söyler.

Hiç yorum yok: